"Modern şiir divan edebiyatından ilham alabilir; ama bunun için özel bir gayret sarf edilmiyor.Gayret sarf eden birkaç şair de zaten bunu yaptıkları için öne çıkıyorlar.Divan şiirinden yararlanan şairler, divan şiirinden yararlandıkları ölçüde adları öne çıkan şairler oluyorlar"
"Bugünün şairlerinin problemi, kısa sürede unutulmak.Öldükten sonra elli veya altmış yıl yaşayacak pek az şair var.Şiirleri kalacaktır şüphesiz.Ama yaşamaya devam edebilecekler mi, meçhul.Doğrusu çok az şair var yaşamaya devam edecek olan.Sebebi de altyapıdan ve geçmiş birikiminden yararlanmamak.Şiir eğitimi almamak, sadece şairane nefes gücüyle şiir söylemek kalıcılığı sağlamaz"
Shaekspare de yazdığında, Fuzuli gibi ağır bir dille yazıyordu ve o dil, o dönemin İngilteresinde anlaşılabiliyordu.Fuzuli yazdığı zaman, bize bugün ağır gelen dili, o günün Osmanlısı anlıyordu.Anlamasaydı, Shaekspare'nin yazdığı eserleri o çağda sahnelenemezdi.Anlamadığınız bir oyunu seyretmeye gider misiniz?
Yani divan edebiyatını terazinin bir kefesine koy, 16. yüzyılda dünyanın pekçok edebiyatını terazinin öteki kefesine koy; ahenk estetik yönünden divan şiiri ağdırırdı"
"Divan şiirinin evrenselliğini yitirdiği söylenemez.Ama divan şiiri anlaşılmayı yitirdi.Eğer divan şiiri anlaşılabilse, bugün hala evrenseldir"
Hasan Sarı-Mehmet Burak Uysal almıla dergisi
24 Eylül 2007 Pazartesi
Iskender Pala ile mülakat..
Etiketler:
divan edebiyatı,
divan şiiri,
Edebiyat,
fuzuli,
Hasan Sarı,
Iskender Pala,
Mehmet Burak Uysal,
Şiir
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder